Pazar günü anneler günü. Günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşanıyor. anneler günü
öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanı… fakat bir yandan da dünyanın
orta yerinde, yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne
olmak hiç bu kadar zor olmamıştı…
Pazar günü anneler günü. Günlerdir her yerde tatlı bir telaş yaşanıyor. anneler günü
öksüzlerin ve evladını kaybeden annelerin de ağır imtihanı… fakat bir yandan da dünyanın
orta yerinde, yanı başımızda Filistin’de, Gazze’de, Refah’ta yaşanan soykırım nedeniyle anne
olmak hiç bu kadar zor olmamıştı…
Biz bugün okuldan gelecek çocuklarımızı, Gazzeli anneler ise çocuklarına verecek bir lokma
ekmeği bekliyor.
Bizler karışmasın diye çocuklarımızın defterlerine, kitaplarına isim yazarken, Gazzeli anneler
ise cesetleri teşhis edilebilsin diye çocuklarının kollarına isim yazıyor.
Bir kadın, bir anne olarak çok net ifade ediyorum: her can tek, her can biricik ve “bir cana
kıyan tüm insanlığa kıymış gibidir”.
Filistin Sağlık Bakanlığının 5 Mayıs’ta yaptığı açıklamaya göre;
İsrail’in 7 Ekimden bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda 34 bin 683 kişi öldü, 78
bin 18 kişi yaralandı.
birleşmiş milletler kadın biriminin raporuna göre Gazze’de 9 bin kadın öldü. Günde ortalama
63 kadın hâlâ ölüyor ve bunların 37’si ise anne.
Kayıp ve akıbeti bilinmeyen kadınların sayısı 2 bin 100, Peki ya sağ kalan ve yaşam savaşını sürdürmeye, çocukları için hayata tutunmaya çalışan
kadınlar, anneler!
Filistin’de sağlık sisteminin çökmesi nedeniyle yaklaşık 60 bin hamile kadın risk altında. her
gün 180 anne ölümle burun buruna doğum yapıyor.
Ne diyordu Gazzeli anne? “ben 6 çocuk doğurmakla yükümlüyüm. çünkü 2’sini israil
öldürücek, 2’si eve ekmek getirmek için çalışacak, 2’si de okusun ki ülke için işe yarasın.”
Ya anne olduğunu göremeden, karnında bebeği ile ölen kadınlar, ölen annesinin bedeninden
ameliyatla alınan bebekler…
Zor şartlar, ölümle burun buruna yaşamak ve yetersiz beslenme nedeniyle erken doğum yapan,
sütü kesilen anneler…
Gazze’deki her 5 kadından 4’ü, aile bireylerinden en az birinin üst üste iki öğün yiyemediğini
ifade ediyor. Çocuklar, annelerinin gözü önünde eriyor.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip ERDĞAN’ın birleşmiş milletler ve pek çok uluslararası
platformda haykırdığı gibi “savaşın da bir ahlakı, hukuku vardır. Sivillerin hedef alındığı
saldırıyı haklı gösterecek tek bir neden dahi olamaz.”
Cumhurbaşkanı ve Hanımefendi’nin çocuk ve kadınlar başta olmak üzere sivilleri
korumak için yaptığı pek çok girişim tüm dünyaya örnek oluyor.
Hamas’ın ateşkes masasına oturmayı kabul etmesi gelecek için bir umuttur. Ancak çağrıya
rağmen özellikle Gazze ve Refah’ta artarak devam eden saldırılar İsrail’in niyetini ortaya
koymuştur.
Biz anneler olarak yine de İsrail’e bir kez daha çağrıda bulunuyoruz; ateşkes için bir adım
bekliyoruz.
İsrailli yetkililere soruyorum: Vaad edilmiş topraklar hedefinizi, hayattan kopardığınız
annelerin ve çocukların bedenleri üzerine mi inşa edeceksiniz?
Bizler bugün AK Parti Giresun il kadın kolları başkanlığı, teşkilatlarımız, kadın milletvekilleri,
sivil toplum kuruluşu temsilcileri olarak buradayız. Şu anda 81 ilde ak partili kadınlar olarak
Gazzeli anneler için dimdik ayaktayız.
2 çocuğu şehit edilen Gazzeli kadın soruyor ya “Hasan ve Bera’nın suçları neydi? ne günah
işlediler?”
İşte o anneler için soruyoruz.
Yaşamayacağını bile bile çocuk doğuran Gazzeli anneler için SUSMUYORUZ!
Yaşanan tüm zulme, acıya rağmen… eşini, evladını, ailesini kaybetmesine rağmen çocukları
için, ülkesi için dimdik ayakta duran Filistinli anneler, er ya da geç kazanacak. Anneler
bitmeden bu direniş bitmez.
Ve kalbi Gazzeli anneler için çarpan kadınlar olarak haykırıyoruz:
Bu zulüm daha ne kadar sürecek?
Yeter artık israil, kanlı ellerini sivillerin, annelerin, çocukların üzerinden çek!
Rabbim en kısa zamanda bu zulmü bitirsin. Bu katliamları yapanları kahrı perişan eylesin.
YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)